Türkiye evlatlarına kendisinden başka bir şeyle meşgul olmak imkânını vermiyor

İhtisas Tramvayı

“Nasılsın?” sorusunun, “memleket” sözcüğünü kullanmadan yanıtlanamadığı zamanlar yaşıyoruz. “İyiyim” demenin suçluluk yarattığı zamanlar. Ekonomik kriz, tutuklu gazeteciler, sürgün edilen akademisyenler, ihmal sonucu yitirilen yaşamların ortasında iyi olmak sorumsuz hissettirebiliyor. Bırakın iyi hissetmeyi, bunca derdin ortasında insanın kendi ilgi alanlarına yönelmesi bile suçlu hissettirebiliyor.

Oysa insan oyunbaz ve meraklı bir canlı. Konuyu biraz daha geriden alacak olursak, insan bilinen en neotenik canlılardan biri. Neoteni bir türün erişkin bireyinin yavrusundan görece az farklılaşması demek, daha düz bir ifadeyle çocuksu olması diyebiliriz. Farklı türlerin yavrularında, erişkinlere göre göz/baş oranının ve baş/gövde oranının büyük, bacak/gövde oranının küçük olduğunu biliyoruz. Dolayısıyla bu oranların yavrulardaki gibi olması o türü neotenik kılar. Mesela insanın da baş/gövde oranı bir kurt ya da ayınınkinden fazladır. Hatta evcilleştirme süreci de bir canlıyı neotenikleştirir. Evcil köpeğin baş/gövde ve göz/baş oranları kurttan daha fazla, bacak/gövde oranı daha azdır. Evcil kediler için de aynı denklem geçerli. Neotenik formlar insanlara genel olarak sempatik görünür…

View original post 1.565 kelime daha

Reklamlar

ERTELEMECİLİK (Yarın okursunuz)*

İhtisas Tramvayı

*Psikeart Dergisi, Zaman temalı sayısına yazmıştım, zamanın birinde…

Psikeart’ın bu sayısında kaçınılmaz biçimde bol miktarda Kronos mitosuna atıf göreceğimizi tahmin ediyorum. Tanrıların babası olan Zeus’un babası olan titan. Aynı zamanda kendi evlatlarını yiyen gaddar bir baba. Buradan yola çıkarak zamanın kolektif bilinçdışında baş edilemez ve ölümcül bir zorba olarak temsil bulduğunu çıkarsayabiliriz. Bu durum da gayet anlaşılır çünkü insan zamanı idrak edince kendisinin olmadığı geçmişi ve olmayacağı geleceği de temsil edebilir hale geldi. Bu da varlığını sürdürememeye yönelik kavurucu bir kaygı ile sonuçlandı. Sultan Süleyman’a kalmayan dünya kendisine de kalamayacaktı, zaman gerçekten de evlatlarını yiyen baskıcı ve zorba bir babaydı.

Chronos_by_Santo_Saccomanno_1876,_Cimitero_monumentale_di_Staglieno Sıkılmış Kronos 

Aslında sizlere bu noktadan yola çıkarak zamanı idrak eder etmez insana musallat olan ölümlülük kaygısı ve bu kaygıyla baş etmek için attığı çeşitli taklalardan bahsetmeye niyetliydim. Sanırım ülkemizde ölümlerin çetelelerinin tutulduğu ve ölüm haberinin müjde olarak verilmeye başlandığı şu günlerde bu konuya tahammül etmekte zorlanacağım. Daha kolay hazmedilir…

View original post 1.587 kelime daha

Atatürk’ün Bilime Verdiği Önem

Öğretmenlere 

“Gözlerimizi kapayıp tek başımıza yaşadığımızı düşünemeyiz. Yurdumuzu bir çember içine alıp dünya ile ilişkisiz yaşayamayız. Tersine, gelişmiş ve yükselmiş bir ulus olarak uygarlık alanı üzerinde yaşayacağız. Bu yaşam ancak bilimle, teknikle olur. Bilim ve teknik nerede ise oradan alacağız ve her yurttaşın kafasına koyacağız. Bilim ve teknik için sınır ve koşul yoktur.”

Atatürk’ün Söylev ve Demeçleri, c. II, s. 46. (Bütünleşik PDF’de: s. 267), (Bursa, 1922)

 

kusunç, kusmunç, kuskunç [Sözcük Tanıtımı]

Genel ağ’da karşılaşılan örnekler: kusunç, kusmunç, kuskunç

 

kus-mak (TDK)

  1. Midesinin içindekilerini ağız yolu ile dışarı atmak, kay etmek, istifra etmek.
  2. Reddetmek
  3. (-i) Boyanan ve temizlenen şeyler yeniden ortaya çıkmak
  4. (-i) mec. İçinde birikmiş kinini, öfkesini söyleyerek açığa vurmak.

Kökenbilim (Nişanyan):

Tarihçe

ET: [ Uygurca Maniheist metinler, 900 yılından önce]
neçe yügürür erti ança kusar yarsıyor erti [ne kadar koşsa o kadar kusar idi]

ET: [ Kaşgarî, Divan-i Lugati’t-Türk, 1073]
er ḳusdı [[adam kustu. Aynı şekilde ‘boḏuġ ḳusdı’ “boya kustu” denir.]]

Köken

ET kus- “dökmek, istifra etmek” eyleminden evrilmiştir. eylem ET yazılı örneği bulunmayan *kud- “dökmek” sözcüğünden evrilmiştir.

Daha çok bilgi için kuyu maddesine bakınız.

Ek açıklama

Sonseste /ḏ/ > /z/ > /s/ evrimi varsayılmalıdır.

Benzer sözcükler

kusma, kusturmak, kusulmak, kusunç, kusuntu, kusmuk

bilgi çizgesi (infografik)[Türkçeleştirme]

Veri görselleştirmede önemli bir terimi olan bilgi çizgelerinin anlamı:

Bilgilendirme çizgeleri ya da infografikler; bilgi, veri ve bilgi birikimlerini görsel olarak sergileyen çizgelerdir. Bu çizgeler(grafikler) çok karışık konuları imler, haritalar ve teknik yazarlık ile çok kolay ve açıklayıcı bir biçimde sergilerler. Bilgilendirme çizgeleri ile bilgisayar, matematik ve sayım bilimciler tek bir simge ile süreç bilgilendirmesini yapabilirler ve geliştirebilirler. Vikipedi

info = bilgi – grafik = çizge, çizik, çizmik

bilgiçizgesi – bilgi çizgesi

bilgiçizmiği -bilgi çizmiği

çizgelibilgi- çizgeli bilgi

çizimlibilgi- çizimli bilgi

çizgebilgi – çizge bilgi

bilgigrafiği – bilgi grafiği

trap müzik [Türkçeleştirme]

“trap music” terimindeki “trap” sözcüğü İngilizce argosunda “uyuşturucu satılan yer” anlamına gelmektedir. [1]

Ülkemizde uyuşturucu satışının yurt dışındaki gibi belirli yerlerden değil de elden yapıldığı düşünüldüğünde, satılan yerin içilen yerle denk tutulabileceği varsayılabilir. Dilimizde bu kavramı (içilen yer) karşılayan sözcükleri bulmak için Türkçe argo sözlüklerine baktığımızda, Türkçe kökenli ve bilinenler olarak şunları görmekteyiz (tekke, izbe, kahvehane gibi yabancı sözcükler dışlandığında):

  • Ferit Devellioğlu
    • Bitirim yeri; Boğuntu yeri (Bunlar daha çok kumar oynan yer anlamındadır)
  • Hulki Aktunç
    • Uyuşturucu Satıcısı: Torbacı. Uyuşturucu Tutkunu: Damarcı; İçici; Uçuşçu. Esrarkeş: Dalgacı; Dumancı. (Dalga ve duman esrar anlamındadır)

Türetimler:

  • torbacı müziği (Satıcıların dinlediği müzik. Ülkemizde böyle bir kültür bulunmuyor)
  • içici müziği (Esriklik yaratıcıları tüketenlerin dinlediği müzik)
  • uçuş müziği (Uyuşturucunun etkisini arttırıcı ya da eşlik edici müzik)
  • dalga müziği (Uyuşturucuya eşlik edecek nitelikteki müzik)
  • uçuşçu müziği
  • dalgacı müziği

Öneriler: Müzik türünün uyuşturucu kullanmayan kesimlerce dinlendiği düşünüldüğünde, terimin yeraltı anlamları çağrıştırmaması gerekmektedir. Duygu ve düşünceleri yoğunlaştıran ya da iyi eşlik eden anlamlarında şunların kullanımı daha uygundur:

içici müziği, uçuş müziği, uçurucu müzik


  1. http://www.urbandictionary.com/define.php?term=Trap & http://www.urbandictionary.com/define.php?term=trap+house
  2. Ferit Devellioğlu, Türk Argosu: İnceleme ve Sözlük
  3. Hulki Aktunç, Türkçenin Büyük Argo Sözlüğü (Tanıklarıyla)

Büyü düşüncesi ve sahte bilimler

Yalansavar

crossfingers

Büyüye inanır mısınız?

Bir sahne sanatı olan gözbağcılıktan, veya “büyüleyici güzellik” gibi mecazlardan bahsetmiyorum. Gerçek büyüyü soruyorum: Uğursuz mırıltılar, kazanda kaynatılan garip hayvanlar, lanetler ve kutsamalar. Titiz kurallara bağlı danslarla avın bereketini arttıran şamanlar. Renkli ipleri düğümleyerek kocaları evlerine bağlayan üfürükçüler.

Hayır, elbette inanmazsınız, hangi devirde yaşıyoruz? Belki başkaları inanabilir, ama siz eğitimli, çağdaş bir insansınız. Böyle batıl inançlarla işiniz olmaz.

Acaba?

Akşama tuttuğunuz takımın maçı var, ve her maç gününde olduğu gibi, eskilikten lime lime olmuş şanslı tişörtünüzü giydiniz içinize. Sabah evden çıkarken trafik fazla olmasın diye “totem yaptınız”. Annenizin verdiği kocaman nazar boncuğunu arabanızın aynasına astınız. Dönemin son final sınavına girerken ayıcık desenli uğurlu silginiz elbette ki yanınızda. Instagram’daki bebek resminin altına nazar değmesin diye “ayy çok çrknn :))” yazdınız. Akşam yağmur yağabileceğini söyleyen arkadaşınıza “şom ağızlı” diye kızdınız, tahtaya vurdunuz. Büyücü değilsiniz, ama “büyü düşüncesi” ile geçti gününüz. Uğurlar olsun.

Büyü düşüncesinin tam olarak tanımı…

View original post 2.212 kelime daha